ForumVEFA  
     

Left Nav Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et Right Nav

Left Container Right Container
 



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sözleri (Arşiv)***


» ForumVEFA » Genel Kültür » Atatürk ve Cumhuriyet » Atatürk Hatıraları »

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sözleri (Arşiv)***

Atatürk Hatıraları bölümündeki MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sözleri (Arşiv)*** konusununu görüntülemektesiniz. Din ve Lâiklik Din vardır ve lâzımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 30-10-2006, 23:44   #1 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sözleri (Arşiv)***




Din ve Lâiklik


Din vardır ve lâzımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur -tefsirler hurafeler- binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır. 1922

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz. 1922

Ey arkadaşlar! Tanrı birdir büyüktür; tanrısal inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir. 1922

İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi tıpkı bir genç gibi yakından ve maddaî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullariyle meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâmdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasiyle en son dinî medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmağa lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış derecesi aydınlanma ve olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya tanrısal düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki Cenabı Peygamber peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı en eksiksiz kitaptır. 1922

Muhammed'i bana cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? 1923

Tarih hakikatleri tahrif eden bir sanat değil belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak galip düşmanı takibe kmamış olsaydı bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi. 1923

Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla fenne ilme ve mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. 1923

Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla alâkası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın hoca olmak sarıkla değil beyinledir. 1923

Bizim dinimiz milletimize değersiz miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini muhafaza etmelerini emrediyor. 1923

Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa milletin menfaatine islâmın menfaatine uygunsa kimseye sormayın. O şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı son din olmazdı. 1923

Türk milleti daha dindar olmalıdır yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura aykırı ilerlemeye mâni hiçbir şey ihtiva etmiyor. 1923

Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet milletimizin kalb ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz. 1923

Baylar ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler dervişler müritler mensublar memleketi olamaz. En doğru ve en hakikî tarikat medeniyet tarikatıdır. 1925

Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki çok kere din perdesine bürünmüşler sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden esir eden harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. 1923
__________________
İnandığın Gibi Yaşamazsan
Yaşadığına İnanamazsın
_KraL_



Ne mutlu Türküm diyene..!
M.Kemal ATATÜRK
_KraL_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Reklam
Alt 30-10-2006, 23:45   #2 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart


Ekonomi

Bir milletin doğrudan doğruya hayatiyle yükselmesiyle düşkünlüğüyle ilgili olan en önemli faktör milletin iktisadiyatıdır. 1930

Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu yüceliğe ulaştırabilmek için mutlaka iktisadiyatımıza birinci derecede ve en çok ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Zamanımız tamamen bir iktisat devrinden başka birşey değildir. Şubat 1923

Siyasî askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz az zamanda söner. 1922

Türkiye'nin gerçek efendisi hakiki üretici olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah saadet ve servete müstehak (en çok lâyık) olan köylüdür.. Binaenaleyh Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin iktisadi siyasi aslî gayeyi gözetir. 1 Mart 1922

Ferdî mesai ve faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduğu kadar az bir zaman için de milleti refaha ve memleketi mamuriyete eriştirmek için milletin umumî ve yüksek menfaatlerinin icap ettirdiği işlerde bilhassa iktisadî sahada devleti fiilen alâkadar etmek mühim esaslarımızdandır. 1923

Tarih milletlerin yükselme ve alçalma sebeplerini ararken birçok siyasî askerî içtimaî sebepler bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok bütün bu sebepler içtimaî hâdiseler üzerinde tesir yaparlar. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla yükselişiyle alçalışıyla alâkası olan münasebetli olan milletin iktisadiyatıdır. Tarihin ve tecrübelerin tespit ettiği bu hakikat bizim millî hayatımızda ve millî tarihimizde de tamamen belirir. Gerçekten Türk Tarihi tetkik olunursa bütün yükseliş ve alçalış sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka birşey olmadığı anlaşılır. 1923

Tarihimizi dolduran bunca muvaffakiyetler zafer ve mağlûbiyetler bozgunlar ve felâketler bunların hepsi vukua geldikleri devirlerdeki iktisadî şartlarımızla münasebetli ve alâkalıdır. Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu mertebeye çıkarmak için muhakkak iktisadiyatımıza birinci derecede ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Çünkü zamanımız tamamen bir iktisat devresinden başka birşey değildir. 1937

Ekonomik kalkınma Türkiye'nin hür müstakil daima daha kuvvetli daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir. 1937

Milletimizin kuvvetli seciyesi sarsılmaz iradesi ateşli milliyetçiliği iktisadi muvaffakiyetinden doğacak feyizlerle de lârünüz altı kaval üstü şişane diye ifade olunabilecek bir kıyafet ne millîdir ve ne de beynelmileldir. O halde kıyafetsiz bir millet olur mu arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız arkadaşlar? Çok kıymetli bir cevheri çamurla sıvayarak dünyaya göstermekte mâna var mıdır? Bu çamurun içinde cevher gizlidir anlamıyorsunuz demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir tabiîdir. Cevherin muhafazası için bir kap yapmak lâzımsa onu altından veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde sevkedenler varsa onların ahmaklık ve kalınkafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz? 1925

Arkadaşlar Turan kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur. Medenî ve beynelmilel kıyafet bizim için çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin bacakta pantolon yelek gömlek kıravat yakalık ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı serpuş. Bunu açık söylemek isterim: Bu serpuşun ismine şapka denir. Redingot gibi bonjur gibi simokin gibi frak gibi işte şapkamız! 1925

Buna uygun değil diyenler vardır. Onlara diyeyim ki çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim: 1925

Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara bütün millete hatırlatmak isterim ki Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit ne için ve nasıl giydiler? 1925

Seyahatim esnasında köylerde değil bilhassa kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok yoğun ve itina ile kapatmakta olduklarını gördüm. Erkek arkadaşlar bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir. Çok iffetli ve dikkatli olduğumuzun gereğidir. Fakat muhterem arkadaşlar kadınlarımız da bizim gibi kavrayışlı ve düşünür insanlardır. Onlara ahlâka ait kutsal kavramları telkin etmek millî ahlâkımızı anlatmak ve onların dimağını nur ile temizlikle donatmak esası üzerinde bulunduktan sonra fazla bencilliğe lüzum kalmaz. Onlar yüzlerini cihana göstersinler. Ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur. 1925

Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki başına bir bez veya bir peştamal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın mâna ve anlamı nedir? Efendiler medenî bir millet anası millet kızı bu garip şekle bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal düzeltilmesi lâzımdır. 1925
__________________
İnandığın Gibi Yaşamazsan
Yaşadığına İnanamazsın
_KraL_



Ne mutlu Türküm diyene..!
M.Kemal ATATÜRK
_KraL_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-10-2006, 23:46   #3 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart


Kültür

Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrıca izaha lüzum görmüyorum. Çünkü bu Türkiye Cumhuriyetinin okullarında birçok vesilelerle eser halinde tesbit edilmiştir. 1936

Kültür okumak anlamak görebilmek görebildiğinden mâna çıkarmak uyanık davranmak düşünmek zekâyı terbiye etmektir. 1936

Türkiye Cumhuriyeti çocukları kültürel insanlardır. Yani hem kendileri kültür sahibidirler hem de bu özelliği muhitlerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarına kanidirler. 1936

Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileği olarak temin edeceğiz. 1932

Bir millî terbiye programından bahsederken millî karakter ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyoruz. Temmuz 1924

Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduğu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programından bahsederken eski devrin hurafatından ve yaradılışımızla hiç de münasebetli olmayan yabancı fikirlerden Doğudan ve Batıdan gelen tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dâvamızın inkişafı ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancı kültürü şimdiye kadar izlenen yabancı kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir. 15 Temmuz 1921

Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır. 3.8.1932

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. 1923

Dünyanın bellibaşlı milletlerini esaretten kurtararak hâkimiyetlerine kavuşturan büyük fikir cereyanları; köhne müesseselere ümit bağlayanların çürümüş idare usullerinde kurtuluş kuvveti arayanların amansız düşmanıdır. 1923

Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kasdetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki âlimler çıkabilir. 22.3.1923

Geçen Kurultaydan bugüne kadar kültürel ve sosyal alanda başardığımız işler Türkiye Cumhuriyetinin millî çehresini kesin çizgilerle ortaya çıkarmıştır. 1935

Yeni harfleri millî tarihi öz dili sanatı ilmi müziği teknik kurumlarıyla kadını erkeğe her hakta eşit modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir. 1935

Türk Milleti ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırlarıyla çizdikten sonradır ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasında tanınır. Türk Milletine fıtrî rengini veren bu inkılâplardan herbiri çok geniş tarihi devirlerin öğünebileceği büyük işlerden sayılsa yerindedir. 1935

Kültür dediğimiz zaman bir insan cemiyetinin devlet hayatında fikrî hayatında iktisat hayatında yapabilecekleri şeylerin muhassalasını (toplamını) kastediyoruz ki medeniyet de bundan başka bir şey değildir. 1929
__________________
İnandığın Gibi Yaşamazsan
Yaşadığına İnanamazsın
_KraL_



Ne mutlu Türküm diyene..!
M.Kemal ATATÜRK
_KraL_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-10-2006, 23:47   #4 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart


Medeniyet

Biz her görüş açısından medenî insan olmalıyız. Çok acılar gördük. Bunun sebebi dünyanın vaziyetinin anlamayışımızdır. Fikrimiz düşüncemiz tepeden tırnağa kadar medenî olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslâm âlemine bakın; düşüncelerini fikirlerini medeniyetin emrettiği değişiklik ve yükselmeye uydurmadıklarından ne büyük felâket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız en nihayet son felâket çamuruna batışımız bundandır. 5-6 sene içinde kendimizi kurtarmışsak zihniyetlerimizdeki değişmedendir. Artık duramayız. Mutlaka ileri gideceğiz; çünkü mecburuz. Millet açıkça bilmelidir medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki ona kayıtsız olanları yakar mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde lâyık olduğumuz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yükselteceğiz. Refah mutluluk ve insanlık bundadır. 1925

İnkılâbın temellerini her gün derinleştirmek desteklemek lâzımdır. Birbirimizi aldatmayalım. Medenî dünya çok ilerdedir. Buna yetişmek o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz. Bütün boş ve temelsiz sözleri ortadan kaldırmak lâzımdır. Şapka giyelim mi giymeyelim mi gibi sözler mânasızdır. Şapka da giyeceğiz Batının her türlü medenî eserlerini de alacağız. Medenî olmayan insanlar medenî olanların ayakları altında kalmağa maruzdurlar. 1925

Ben şimdiye kadar millet ve memleket iyiliğine ne gibi hamleler inkılâplar yapmış isem hep böyle halkımızla temas ederek onların ilgi ve sevgilerinden gösterdikleri samimiyetten kuvvet ve ilham alarak yaptım. Hedefimiz gayemiz hep millet ve memleketimizin kurtuluşu mutluluğu ve gelişmesidir. 1925

Şimdiye kadar yaptığımız işlerde ve aldığımız kararlarda bizi aldatan ve millet aleyhine neticelenen hiçbir şeyimiz yoktur ve gösterilemez. Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya mesut ve refahlı kılmaya çalışacağız ve bunu yapmağa mecburuz. 1925

Şu bilinsin ki biz yabancılara karşı herhangi hasmane bir his beslemediğimiz gibi onlarla samimâne münasebetlerde bulunmak arzusundayız. Türkler bütün medenî milletlerin dostlarıdır. Yabancılar memleketimize gelsinler; bize zarar vermemek hürriyetlerimize güçlükler çıkarmaya çalışmamak şartiyle burada daima iyi kabul göreceklerdir. Maksadımız yeniden yakınlık meydana getirmek bizi başka milletlere bağlıyan ilgileri arttırmaktır. Memleketler muhteliftir fakat medeniyet birdir ve bir milletin gelişmesi için de bu yegâne medeniyete iştirak etmesi lâzımdır. Osmanlı İmparatorluğunu çöküşü Batıya karşı elde ettiği zaferlerden çok mağrur olarak kendisini Avrupa milletlerine bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu bir hatâ idi bunu tekrar etmeyeceğiz. 1923

Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.
Medeniyetin ne olduğunu başka başka tarif edenler vardır. Bence medeniyeti harstan ayırmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu noktai nazarımı izah için hars ne demektir tarif edeyim:
Bir insan cemiyetinin a- Devlet hayatında; b- Fikir hayatında yani ilimde içtimaiyatta ve güzel sanatlarda; c- İktisadî hayatta yani ziraatte sanatta ticarette kara deniz ve hava'ya ait ulaştırma işlerinde yapabildiği şeylerin sonucudur. 1930

Bir milletin medeniyeti denildiği zaman hars namı altında saydığımız üç nevi faaliyet sonucundan hariç ve başka bir şey olamıyacağını zannederim. Şüphesiz her insan cemiyetinin harsı yani medeniyet derecesi bir olamaz. Bu farklar devlet fikir iktisadî hayatların her birinde ayrı ayrı göze çarptığı gibi bu fark üçünün sonucu üzerinde de görünür. Mühim olan sonuçlar üzerindeki farktır. Yüksek bir hars onun sahibi olan millette kalmaz diğer milletlerde de tesirini gösterir büyük kıt'alara şamil olur. Belki bu itibarla olacak bazı milletler yüksek ve şamil harsa medeniyet diyorlar. Avrupa medeniyeti şimdiki çağ medeniyeti gibi. 1930

Zulüm medeniyetle uyuşamaz. İstidatsızlık taaffa lâyık bir şey olamaz. Çünkü milletler işgal ettikleri arazinin hakikî sahibi olmakla beraber beşeriyetin vekilleri olarak ta o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarından hem kendileri istifade eder ve dolayısiyle bütün beşeriyeti istifade ettirmekle görevlidirler. Bu prensibe göre bundan âciz olan milletler yaşama ve bağımsızlık hakkında lâyık olamamak lâzım gelir. 1920

Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet boşunadır ve o gafil ve itaatsizler hakkında çok amansızdır. Dağları delen göklerde uçan göze görünmeyen zerrelerden yıldızlara kadar herşeyi gören aydınlatan tetkik eden medeniyetin kudret ve yüksekliği karşısında ortaçağa ait zihniyetle iptidaî uydurma hikâyelerle yürümeye çalışan milletler mahvolmağa veya hiç olmazsa esir ve aşağı olmağa mahkûmdurlar. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı yenileşen ve olgun bir kütle olarak ilelebet yaşamağa karar vermiş esaret zincirlerini ise tarihte görülmemiş kahramanlıklarla parça parça etmiştir. 1925

Benim kanaatim o idi ki ve daima o oldu ki dünyada insan diye yaşamak istiyenler insan olmak vasıflarını ve kudretini kendilerinde görmelidirler... Bu uğurda her türlü fedakârlığa razı olmalıdırlar. Yoksa hiçbir medenî millet onları kendi sırasında ve safında görmek istemez. 1926

Bilirsiniz ki dünyada her kavmin varlığı kıymeti hürriyet ve bağımsızlık hakkı sahip olduğu ve yapacağı medenî eserlerle orantılıdır. Medenî eser vücuda getirmek kabiliyetinden mahrum olan kavimler hürriyet ve bağımsızlıklarından soyunmaya mahkûmdurlar. Medeniyet yolunda yürümek ve muvaffak olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak bilgisizliği ve ihtiyatsızlığı gösterenler umumî medeniyetin coşkun seli altında boğulmağa mahkûmdurlar. 1924

Medeniyet yolunda muvaffakiyet yenileşmeğe bağlıdır. Sosyal hayatta iktisadî hayatta ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için yegâne olgunlaşma ve ilerleme yolu budur. Hayat ve yaşayışa hâkim olan hükümlerin zaman ile değişme gelişme ve yenileşmesi zaruridir. Medeniyetin ihtirasları fennin harikaları cihanı değişiklikten değişikliğe sürüklediği bir devirde asırlık köhne zihniyetlerle maziye düşkünlükle mevcudiyetin muhafazası mümkün değildir. Medeniyetten bahsederken şunu da kesinlikle söylemeliyim ki medeniyetin esası ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık muhakkak sosyal iktisadî siyasî acze sebep olur. Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurlarının tabiî haklarına malik olmaları aile vazifelerini idareye yetenekli bulunmaları lâzımdır. 1924

Bağımsızlığını ve değerini dünyaya tanıtmak özellikleri liyakatı ve kudreti taşıyan milletleri medeniyet yolunda da hızlı ve başarılı adımlarla ilerlemek istidatları kabul olunmak lâzımdır. Gerçi bir toplumun zamanla kökleşmiş örf ve âdetleri hisleri ve inanışları mühimdir. Bu itibarla toplumlar önayak olacak fertler üzerinde âdeta âmir ve hâkim bir tesir gösterirler. Fakat yaradılıştaki istidat ve liyakati gelişme ve yükselmeğe erişmiş milletler; medeniyetin bugünkü gelişmelerinden feyiz ve ilham almış aydın evlâtlarının sevk ve rehberliğiyle mazide kaçırdıkları fırsatların doğurduğu gecikmeleri telâfi çaresini bulmakta gecikmezler. 1928

Bugünkü Türk milleti mâzinin en derin medeniyetlerinde kuruculuk iddia eden bu Türk kavminin bugünkü çocukları açık ve sağlam yolu bulmuşlardır. 1930

Memleket mutlaka asrî medenî ve yepyeni olacaktır. Bizim için bu hayat dâvasıdır. Bütün fedakârlığımızın faydalı bir sonuç vermesi buna bağlıdır. Türkiye ya yeni fikirle donatılmış namuslu bir idare olacaktır veyahut olamıyacaktır. Halk ile çok temasım vardır. O saf kitle bilmezsiniz ne kadar yenilik taraftarıdır. 1923

Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye'de asrî binaenaleyh batılı bir hükûmet vücude getirmektir. Medeniyete girmek arzu edip de batıya yönelmemiş millet hangisidir? Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin ayağında bağlı zincirlerle güçleştirildiğini gören insan ne yapar? Zincirleri kırar yürür. 1923
__________________
İnandığın Gibi Yaşamazsan
Yaşadığına İnanamazsın
_KraL_



Ne mutlu Türküm diyene..!
M.Kemal ATATÜRK
_KraL_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-10-2006, 23:48   #5 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart


Milli Eğitim

En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur. 1922

İlim ve teknikle ilgili teşebbüslerin faaliyet merkezi mekteptir. Bu sebeple lâzımdır... Mektep adını hep beraber hürmetle saygıyla analım: Mektep genç beyinlere insanlığa hürmeti millet ve memlekete sevgiyi şerefi bağımsızlığı öğretir... Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doğru yolu belletir... Memleket ve milleti kurtarmağa çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları lâzımdır. Bunu temin eden mekteptir. Ancak bu şekilde her türlü teşebbüslerin mantıkî neticelere erişmesi mümkün olur. 1922

Milletimizin siyasî toplumsal hayatında milletimizin fikrî terbiyesinde rehberimiz ilim ve teknik olacaktır. Mektep sayesinde mektebin vereceği ilim ve teknik sayesindedir ki Türk milleti Türk sanatı ekonomisi Türk şiir ve edebiyatı bütün güzelliğiyle gelişir. 1922

Memleketimizi toplumumuzu gerçek hedefe mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu diğeri turk milletin istikbalinin yoğuran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir yücedir verimlidir saygıdeğerdir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha kıymetlidir hangisi diğerine üstün tutulur? Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz bu iki ordunun ikisi de hayatîdir. 1923

Yalnız siz kültür ordusu mensupları sizleri bağlı olduğunuz ordunun kıymet ve kutsiyetini anlatmak için şunu söyleyeyim ki sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüğünü öğreten bir ordunun fertlerisiniz. 1923

Bir millet kültür ordusuna malik olmadıkça muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin sürekli neticeler vermesi ancak kültür ordusunun varlığına bağlıdır. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun verimli sonuçları kaybolur. 1923

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden eğiticiden mahrum bir millet henüz millet adını almak istidadını kazanmamıştır. Ona alelâde bir kitle denir millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere öğretmenlere muhtaçtır. 1925

Memleketi ilim kültür iktisat ve bayındırlık sahasında da yükseltmek milletimizin her hususta pek verimli olan kabiliyetlerini geliştirmek gelecek nesillere sağlam değişmez ve olumlu bir karakter vermek lâzımdır. Bu kutsal amaçları elde etmek için savaşan aydın kuvvetlerin arasında öğretmenler en mühim ve nazik yeri almaktadırlar. 1923

Mekteplerde öğretim vazifesinin itimada şayan ellere teslimini memleket evlâdının o vazifeyi kendine hem bir meslek hem bir ülkü sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik diğer serbest ve yüksek meslekler gibi derece derece ilerlemeye ve her halde refah teminine müsait bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler toplumun en fedakâr ve saygıdeğer unsurlarıdır. 1923

Yeni nesil en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. 1924

Öğretmenler! Yeni nesli cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet; fikren ilmen fennen bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. 1924

İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve tekniği versin fakat o kadar pratik bir tarzda versin ki çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmağa mahkûm olmadığına emin olun. 1931

Eğitimdir ki bir milleti hür bağımsız şanlı yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder. 1925

Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz tahsilin hududu ne olursa olsun onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz: 1- Milliyetine 2- Türkiye Devletine 3- Türkiye Büyük Millet Meclisine; düşman olanlarla mücadele lüzumu. Fertleri bu mücadele gerekleri ve vasıtalariyle donanmayan milletler için yaşama hakkı yoktur. Mücadele mücadele lâzımdır. 1922

Gelecek için hazırlanan vatan evlâdına hiçbir güçlük karşısında başeğmeyerek tam sabır ve dayanma ile çalışmalarını ve öğrenimdeki çocuklarımızın anne ve babalarına yavrularının tahsillerinin tamamlanması için her fedakârlığı göze almaktan çekinmemelerini tavsiye ederim. 1921

Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar kararlı olduklarını tarih doğrulamaktadır. Silâhiyle olduğu gibi kafasıyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur. 1921

Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa varlığı ile hakkı ile birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumu ve millî düşünceleri tam bir imanla her mukabil fikre karşı şiddetle ve fedakârâne müdafaa zorunluluğu aşılanmalıdır. Yeni neslin bütün ruhsal kuvvetlerine bu özellik ve kabiliyetin zerki mühimdir. Daimî ve müthiş bir savaş şeklinde beliren milletler hayatının felsefesi bağımsız ve mesut kalmak isteyen her millet için bu yüksek özellikleri şiddetle istemektedir. 1921
__________________
İnandığın Gibi Yaşamazsan
Yaşadığına İnanamazsın
_KraL_



Ne mutlu Türküm diyene..!
M.Kemal ATATÜRK
_KraL_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-10-2006, 23:48   #6 (permalink)
Profil
***TÜRKİYEM***
 
_KraL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Giriş Tarihi : Oct 2006
Nerden : Türkiyem
Mesajlar : 3.191
Rep Puanı : 4925
Rep Gücü : 115
Rep Gücü : _KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute_KraL_ has a reputation beyond repute

_KraL_ - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart


Milli Egemenlik

Egemenlik hiçbir mâna hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve işarette ortaklık kabul etmez. 1922

Toplumda en yüksek hürriyetin en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve kat'î mânasiyle millî egemenliğin kurulmuş bulunmasına bağlıdır. Bundan ötürü hürriyetin de eşitliğin de adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir. Toplumumuzda devletimizde hürriyet sonsuzdur. Ancak onun hududu onu sonsuz yapan esasın korunmasıyla mevcut ve çevrilidir. 1923

Bir insan belki kendi arzusiyle şahsî hürriyetini yok etmek ister fakat bu teşebbüs koca bir milletin hayatına ve hürriyetine zarar verecekse muazzam ve şerefle dolu bir millet hayatı bu yüzden sönecekse ve o milletin çocukları ve torunları bu yüzden yok olacaksa bu teşebbüsler hiçbir vakit meşru ve kabule değer olamaz. Ve hele böyle bir hareket hiçbir vakit hürriyet namına müsamaha ile telâkki edilemez. 1923

Hiç şüphe yok devletimizin ebedi müddet yaşaması için memleketimizin kuvvetlenmesi için milletimizin refah ve mutluluğu için hayatımız namusumuz şerefimiz geleceğimiz için ve bütün kutsal kavramlarımız ve nihayet her şeyimiz için mutlaka en kıskanç hislerimizle bütün uyanıklığımızla ve bütün kuvvetimizle millî egemenliğimizi muhafaza ve müdafaa edeceğiz. 1923

Millî emeller millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil bütün millet fertlerinin arzularının emellerinin bileşkesinden ibarettir. 1923

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. 1923

Kuvvet birdir ve o milletindir. 1937

Millî egemenlik öyle bir nurdur ki onun karşısında zincirler erir taç ve tahtlar yanar yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmağa mahkûmdurlar. 1929

Bir millet varlığı ve hukuku için bütün kuvvetiyle bütün fikri ve maddî güçleriyle alâkadar olmazsa bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını temin etmezse şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Millî hayatımız tarihimiz ve son devirde idare tarzımız buna pek güzel delildir. Bu sebeple teşkilâtımızda millî güçlerin etken ve millî iradenin hâkim olması esası kabul edilmiştir. Bugün bütün cihanın milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar: Millî egemenlik... 1920

Dünyanın belli başlı milletlerini esaretten kurtarmak için egemenliklerine kavuşturan büyük fikir akımları köhne müesseselere ümit bağlayanların çürümüş idare usullerinde kurtuluş kuvveti arayanların amansız düşmanıdır. 1923

Arkadaşlar! Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur diktatör yoktur! Tacidar yoktur ve olmayacaktır. Çünkü olamaz. 1923

Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi vicdani ve mevcudiyetidir. 1923

Egemenliğine doğrudan doğruya sahip olmanın kıymetini pek iyi anlayan ve pek iyi bilen millet bu mukaddes egemenliğine karşı başgösterecek her tehlikeyi kahredecektir. 1923

Millî egemenlik uğrunda canımı vermek benim için vicdan ve namus borcu olsun. 1923

Kendilerine bir milletin tahili bırakılan adamlar milletin kuvvet ve kudretini yalnız ve ancak yine milletin hakikî ve elde edilmesi mümkün menfaatleri yolunda kullanmakla görevli olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar. Bu adamlar düşünmelidirler ki bir memleketi zabt ve işgal etmek o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi değildir. Bir milletin ruhu zabtolunmadıkça