Emek Platformu: Hak kaybı var

tasarı değişsin
Emek Platformu adına açıklama yapan Türk-İş Başkanı Kumlu

Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nın birçok konuda hak kayıplarına neden olacağını belirterek

“Bizi yalancılıkla suçlayanlar

işçi

memur

emekli niye ayaklandı diye sormalı” dedi.
ANKARA - Emek Platformu’nun aldığı eylem kararları doğrultusunda

platform bileşenlerinin genel başkanları ve yöneticileri tarafından Türk-İş Genel Merkezi’nde ortak bir açıklama yapıldı.
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu

tarafından okunan ortak açıklamada

TBMM Genel Kurulunda görüşülecek olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda değişiklik öngören tasarının

çalışanlar

emekliler

hak sahibi durumundaki aile fertleri ile dul ve yetimler için sosyal sigortalar ve sağlık alanında ağır hak kayıplarına neden olacağı belirtildi.
Açıklamada

emeklilik ve sağlık alanında köklü değişiklikler yapan ve kazanılmış hakları geriye götürdüğü ifade edilen tasarının

sosyal devlet ilkesine de aykırı olduğu öne sürüldü.
“Tasarı ile yapılan düzenlemeler

ülkede yaşayan herkesi olumsuz etkileyecek

sosyal sigorta ve sağlık haklarına erişimlerini güçleştirecek ve giderek daha da olanaksız kılacaktır” denilen açıklamada

şunlar kaydedildi:
“Oluşturulmak istenen sistemle

mevcut sistemdeki hakların korunduğu iddia edilmektedir. Ancak bu iddia

tüm çalışanlar için gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü

bu tasarının yasalaştığı tarihten itibaren herkes bu yasa kapsamında çalıştığı süre oranında yeni düzenlemelerden etkilenecektir. Ayrıca

tasarı yine iddia edildiği gibi

çalışanlar arasında norm ve standart birliği sağlamamakta

aksine var olan farklılıkları derinleştirmektedir.”
Açıklamada

“Sosyal güvenlik hakları açısından yarınları tamamıyla güvencesiz bırakan ve amaçlanan norm ve standart birliğini çalışanların aleyhine daha da bozan bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir” ifadesine yer verildi.
‘TASARI MUTLAKA DEĞİŞMELİ’
Amaçlarının bağcıyı dövmek değil

üzüm yemek olduğunu ifade eden Kumlu

işçilerin

memurların

emeklilerin tasarıya karşı ayakta olduğu bir dönemde “yalancılıkla” suçlanmalarına tepki gösterdi ve “Bizi yalancılıkla suçlayanlar

işçi

memur

emekli niye ayaklandı diye sormalı” dedi.
Haklı taleplerinin karşılığını bir an önce görmeyi istediklerini belirten Kumlu

“Halkın bizi desteklediğini biliyoruz

çünkü haklıyız. Halkın bugününü yarınını ilgilendiren bu tasarı mutlaka değişmelidir. Bunu biliyor

bunu söylüyoruz” diye konuştu.
Kumlu

gazetecilerin soruları üzerine

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “anlaşmaya yakınız” ifadesinin hatırlatılması üzerine

dün Çelik ile görüştüğünü

bunun “yanlış bir ifade” olduğunu söyledi. Kumlu

görüşmeye her zaman açık olduklarını dile getirdi.
Çelik’in

yasa tasarısıyla ilgili sadece Türk-İş’i görüşmeye çağırmasının bazı gazetelerde “Emek Platformu’nu bölmeye çalışıyor” şeklinde yorumlandığının hatırlatılarak

bu konuya ilişkin değerlendirmesi sorulan Mustafa Kumlu

böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.
Ortak açıklama için Türk-İş Genel Merkezi’nde toplanan Emek Platformu bileşenlerinin temsilcileri

açıklama sırasında “genel grev” çağrısı yapan sloganlar atarak hükümete tepki gösterdiler.
SENDİKANIN TASARIYA İLİŞKİN ELEŞTİRİLERİ NELER?
Açıklamada

tasarıyla ilgili olarak şu tespitlere yer verildi:

Bugün

emeklilik için kadınlarda 58

erkeklerde 60 olan yaş sınırı kademeli olarak kadın ve erkeklerde 65’e

prim gün sayısı 7 binden 9 bine yükseltilmektedir.

Halen fiili hizmet zammından yararlanan çalışanların bu hakları bazı sektörlerde ellerinden alınmaktadır.

Malullük ve ölüm aylığı hak etmek için aranan 5 yıllık hizmet süresi 10 yıla

900 günlük prim gün sayısı ise 1.800 güne yükseltilmektedir.

Aylık bağlama oranı her 360 prim gün sayısı için yüzde 2’ye indirilmektedir.

Emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncel erimesinde kullanılacak katsayının belirlenmesinde gelişme hızının (refah payının) yüzde 100’ü yerine

yüzde 30’u dikkate alınacaktır.

İş kazası ve meslek hastalığı sonucu yüzde 25 ve daha yüksek oranda sakat kalan çalışanlara bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin alt sınırı kaldırılmaktadır.

Alt sınır aylığı düşürüldüğünden

özellikle mevsimlik

geçici süreli ve yarı zamanlı çalışanlar

daha az aylık almakla karşı karşıya kalabilecektir.

Çalışan ve ölüm geliri-aylığı alan çocuksuz dul eş aylığı

yüzde 75’len

yüzde 50’ye düşürülmektedir.

Emekli aylıklarının yükseltilmesinde yalnızca enflasyon oranındaki artış dikkate alınacağından

emekli

dul ve yetimlere refahtan pay verilmemektedir.

Asgari ücretin üçte biri tutarında

altı ay süreyle verilmesi kabul edilen süt emzirme yardımı

bir defaya mahsus olarak düzenlenmektedir.

Asgari ücretin üç katı tutarında verilmesi kabul edilen cenaze yardımı bir asgari ücret tutarına İndirilmektedir.

Yetim kız çocuklar için ödenmekte olan evlenme yardımı (çeyiz parası) yetim aylığının 24 katı tutarından

12 katına düşürülmektedir.

Çalışanlar ile emekli

dul ve yetimlerin yararlanacakları sağlık hizmetlerine İlişkin tedavi yöntemleri

İlaç ve tıbbi malzemelerin miktar ve sürelerinin belirlenme yetkisi kurum yönetimine bırakılarak belirsizlik yaratılmaktadır.

Diş protezlerine yaş sınırı getirilerek 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almamış kişiler protez bedelinin yüzde 50’sini cepten ödeyecektir.

Çalışanlar İle emekli dul ve yetimler

özel hastanelerden yararlanmak için sağlık hizmeti bedelinin yüzde 20’sini cepten ödeyecektir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun oluşturacağı bir komisyonun belirleyeceği tedavi yöntemleri dışındakilere

üç katına kadar fark ücreti ödenmesi öngörülmektedir.

Muayene ve tedaviler için şimdilik 2 YTL; protez

ortez ve ilaç bedelleri için yüzde 10 ve yüzde 20 oranında değişen oranlarda katılım payı ödenecektir.

Çalışması sona eren sigortalılardan

önceki yıl İçinde 90 gün prim ödeyenlerin kendileri

120 gün prim ödeyenlerin ise kendileri İle birlikte bakmakla yükümlü olduğu kişilerin

6 ay süreyle sağlık yardımlarından yararlanma hakkı kaldırılmaktadır.

Genel Sağlık Sigortası primlerini devletin ödeyeceği kişiler için asgari ücretin üçte biri olarak belirlenen yoksulluk sınırı

nasıl elde edildiğine bakılmaksızın hanenin tüm gelirlerini dikkate alacağından

toplumun büyük bir bölümü sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü tutulacaktır.
NTV