NASA'nın teknolojisini Tokat'a taşıdı
Ozon tabakasına dost parfüm üretecek.
İlaç

kimya

tekstil ve uzay teknolojisinde kullanılan uçucu yağlar artık Türkiye'de de üretilebilecek. 6 milyon dolara mal olan pilot tesisin hazırlıklarına üç yıl önce Tokat'ta başlayan işadamı Fatih Topuz'un girişimleri neticesinde önemli bir çalışmaya imza atılıyor.
Maliyeti yüksek olduğu için kimsenin girmeye cesaret edemediği uçucu yağ işi sayesinde Türkiye bölgesel bir güç haline gelebilir. Bir yılda makinelerin montajının biteceğini ve üretime geçeceklerini belirten Topuz

uçucu yağları incelterek ozon tabakasına zarar vermeyen parfüm haline getireceklerini söylüyor. Ürünler

planlanan kalite ve adede ulaştığında yurtdışına pazarlanacak.
Türkiye'de otsu bitkiler ve diğer bitkilerin çiçeklerinden

odunlarından ve reçinelerinden elde edilen yüksek dereceli konsantrasyonlar olarak tanımlanan uçucu yağ üretiminin büyük kısmını gülyağı oluşturuyor. Halen Isparta dünyanın en büyük gülyağı üreticisi konumunda. Isparta'nın dışında Burdur

Afyonkarahisar ve Denizli'de üretilen Rose damescana isimli gülün çiçeklerinden elde edilen gülyağı dünyada 'Türk gülyağı' olarak biliniyor. Son yıllarda gülyağı dışındaki uçucu yağ tesislerinin sayısında da artış gözleniyor. Özellikle Antalya

Manisa

Mersin

Muğla ve Hatay'da kurulu tesislerde kekik

defne

kırnanesi

biberiye

kimyon

mersin

limon yaprağı

anason

melisa ve sigala ağacı gibi aromatik bitkilerden uçucu yağ üretiliyor. Yılda ortalama 1 ton kadar defne yağı üretilirken

önemli bir kısmı ihraç ediliyor.
Ancak üreticiler genellikle küçük çaplı ve 1-2 bitki üzerinde uçucu yağ üretimi gerçekleştiriyor. NASA ile Philips Morris gibi firmaların

geniş kapsamlı uçucu yağ ayrıştırma işlemleri için kurduğu tesislerin maliyeti 300 milyon dolar. Pilot bir tesis için bile 6 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirdiklerini belirten SNS Gıda ve Kozmetik Genel Müdürü Topuz

uçucu yağı elde ettikten sonra incelterek koku haline getireceklerini bildiriyor. Böylece daha kalıcı ve değişmeyen bir koku oluştuğunu kaydeden Topuz

Tokat'taki tesiste yeni laboratuvar kurulduğunu ve 30 mühendisin araştırma-geliştirme ekibinde yer aldığını bildiriyor. TÜBİTAK

Ankara ve Selçuk üniversiteleri ile işbirliği yaptıklarını belirten Topuz

analizleri artık kendi laboratuvarlarında gerçekleştireceklerini söylüyor. Tesis

20 dönümlük arazi üzerinde 4 bin metre kapalı alanda kurulu. Kontrollü tarım sayesinde 32 bin çeşit bitkisel ürün işleme kapasitesine sahip. İki kısımdan oluşan merkezde kozmetik

kişisel bakım ve sağlık ürünleri üretiliyor. Sadece üzümün çekirdeğinden 19 çeşit elde ediliyor. Faydasız mamuller dahi ayrıştırılarak yarı mamul haline getiriliyor. Zararlı kimyasal üretilmediği için hiçbir şey çöpe atılmıyor. Şirket

Cemre markalı ürünlerini Türkiye geneline yaymak için franchise vermeye hazırlanıyor. Awe Cemre markalı 23 satış mağazası bulunuyor. Topuz

100 bayiye ulaşmayı hedefliyor. Kâr marjı yüzde 80'lere varırken

yapılan yatırım yaklaşık bir yıl içinde geri dönüyor. Ancak isteyen herkese bayilik verilmiyor. Dedektif titizliği ile kişileri elemeye aldıklarına dikkat çeken Topuz

"Eğitimleri kendimiz veriyoruz." diyor. Topuz

Türk cumhuriyetleri

Tataristan

Kuveyt ve Dubai'ye de kişisel bakım mağazaları açacaklarını söylüyor. Öncelikle İran ve Ürdün'de açılacak mağazalar için iki ülkenin Sağlık Bakanlığı'ndan yetkililer gelerek Tokat'taki tesisi yerinde gördü.
Ürperten iddia: Zehirli papatya satanlar var
SNS Gıda ve Kozmetik Genel Müdürü Fatih Topuz

bazı aktarlarda bitkisel ürünlerin yanlış satıldığını öne sürüyor. Müşterileri dikkatli olmaları konusunda uyaran Topuz

şunları anlatıyor: "Örneğin frambuaz her şeye iyi geliyor diye satılıyor. Protein noktasında doyurucu olan yosun haplarını rejim ürünü diyerek rafa koyuyorlar. Bu bitkilerin bin çeşidinin ancak 10 tanesi işe yarıyor. İncelemeye aldığımız 60 çeşit nanenin iki çeşidinin işe yaradığını gördük. Böcek ilacı yapımında kullanılan iri yapraklı papatya

sağlığa iyi geliyor diye satılıyor. Oysa iyileştirme özelliği olan Mayıs papatyasıdır. Küçük

toplanması zor ve yaprakları dökük olduğu için göze pek hoş görünmüyor. Aktarlar da bunun yerine zehirli papatyayı satıyor. Fakat kurutularak satıldığı için papatya zehir etkisi göstermese de baş ağrısı

mide bulantısı yapabiliyor." Yine ürünlerin üzerinde Sağlık veya Tarım Bakanlığı onaylı yazılara da itibar edilmemesini isteyen Topuz

uyanık üreticilerin merdivenaltı işletmelerdeki ürünlere bu yazıları bastırdığını ifade ediyor. Ayrıca badem

gül ve kekik yağı gibi çeşitlerin de sahte olduğunu dile getiriyor.